organik nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
organik nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2016 Çarşamba

Ekşi Maya

Ekşi Maya Nedir? Neden Gereklidir?

Daha önce size evde yapacağınız ekmek tarifi yazmıştım. Onu yazarken size ekşi maya tarifini de yazmak istiyordum. Geçenlerde doğal mayanın sağlığa faydalarını okurken bunu bu haftada ki yazımda sizlere anlatmak istedim.
İlk olarak şunu belirtmek isterim ki, Ekşi mayamı yapıp, onunla pişirdiğim ekmeğimi yemeden önce ''Amannn ekmeği zaten kendim pişiriyorum, bir de mayasınla mı uğraşacağım? Hem kuru maya ile ne fark olabilir ki?'' diye düşündüğümü itiraf edeceğim. Daha sonra eski bir arkadaşım ile konuşurken ekşi maya denediğini fakat olmadığını söyledi. Benim de uzun süredir hep aklımdaydı ve ekşi maya yapmanın zamanı geldi diye kollarımı sıvadım girdim mutfağa :)  5 günün sonunda ekşi maya ile yaptığım ekmeğimi yediğim zaman amaan ne uğraşacağım dediğime de bin pişman oldum. İlk önce şunu söylemek istiyorum ekşi maya yapmak zor değilmiş. Sadece zaman çok önemli. Ekşi maya zor diye tedirginlik varsa hiç öyle düşünmeyin.  (Bununla ilgili detayları aşağıda yazacağım.)
Ama kuru maya ile kendi ekşi mayanız arasında ki fark gerçekten çok. Bunu ekmeğimi yediğim ilk anda bile fark ettim. Sadece tat, lezzet değil. Ekmeği sindirmek daha kolay, şişlik yapmıyor, daha çabuk doyuyorum ve tok tutuyor. Bunlar sadece benim ilk anda hissetiklerimdi. Ve belirtmek istediğim bir diğer noktada ben bazı günler organikçiden ekşi mayalı ekmek alıyordum. Onun ile bile kendi evimde yaptığım maya arasında ciddi farklılıklar var.

Ben size ilk neden ekşi maya onu anlat istiyorum. İlk olarak;

Maya; tek hücreli bir mikroorganizmadır. Bir çeşit mantardır ve pek çok çeşidi bulunur.  Başta ekmek olmak üzere çeşitli unlu mamullerin, şarap ve şarap gibi içkilerin üretiminde kullanılır. Yani maya bir canlıdır ve insan sağlı için aslında çok faydalı ve yararlıdır. 

Ama mayayı tabiki endüstriyel olanını da alabilirsiniz. Marketlerde kuru maya veya yaş mayada vardır ama sizin evinizde yapacağınız yaş mayada katkı maddesi olmayacak. Un, su, tuz. 3 malzeme. Bu 3 maddeyi karıştırıp belirli bir süre ( bunu ekşi maya nasıl yapılır yazısında anlayacağım) Yaşan bir maya elde ediyorsunuz. Kendine has ekşiliği, tadı ve yapısı olan bir maya ve bunu ekmek ve diğer hamur işlerinizde kullanıyorsunuz.  


Peki bunun size faydası ne? Ekşi Maya neye yarıyor? 
  • Ekşi Maya ile yaptığınız ekmeğiniz kolay sindirilir, şişkinlik yapmaz. 
  • Ekşi Mayada pek çok aktif bakteri, mantar  kültürleri mevcuttur. Bu yüzden daha çok probiyotiktir. Yani yaşayan bir ekmektir.
  •  Peki bu Probiyotik nedir? derseniz; sindirim sisteminde belirli sayıda bulunan ve tüketildiğinde bireyin bağırsaklarındaki bakterilerin sayıca dengesini sağlayarak sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını koruyan canlı mikroorganizmalar ve/veya bileşenleri tanımlamaktadır.
  • Ekşi maya, içerdiği yararlı bakteriler sayesinde sindirim sisteminizi düzenler. Özellikle hassas bağırsak sendromu şikayetlerini azaltır. 
  • Yine Probiyotik özelliği sayesinde hastalıkları önleyici etkiye sahiptir. 
  • Ekşi mayalı ekmeğinizi az yer ve  en güzeli doyarsınız. Kan şekerinizi hızla yükseltmez ve daha da güzeli uzun süre tok tutar. Kilo vermek isteyenlere duyurulur. 
  • Kendine has tadı ve kokusu vardır. Doğaldır. Ekşi mayayı siz yaptığınız için, içinde ne var bilirsiniz. Katkı maddesi, korucu madde yoktur. Doğaldır canlıdır. yaşar ve sizin sağlığınıza sağlık katmak için yaşar. 
  • Ekşi Mayalı ekmeğiniz geç bayatlar, lezzetlidir. İçinde bol çeşit ve mantar vardır ve bunlar lezzetini artırır. Ayrıca mayanız yıllandıkça ekmeğiniz daha da uzun zaman taze kalacaktır. 
  • Yıllanmış mayanın içinde bakteri çok ve mantar bakımından zengin maya olduğu için ekmeğiniz çok daha lezzetli olacaktır. 
  • Besleyicidir. B vitamini bakımından zengindir. B12 vitaminini artırır. 
  • Ekşi maya bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Ayrıca son zamanlarda yapılan araştırmalarda kanseri önlemede yardımcı olduğu tespit edilmiş. 
  • Diğer mayalara alerjisi olandan bile güvenle tüketebilir. Ekşi maya alerji yapmaz. 
  • Diyet yapıyorsanız ekşi maya ile yaptığınız bir dilim ekmeğin size faydası olacak. Yukarıda yazdığım gibi kan şekerinizi hızla yükseltmez, Az ekmekle doyar ve uzun süre sizi tok kalırsınız. 
  • Ekşi maya hiç bitmez. Her yapışta ayırdığınız için devamlılığı vardır. En önemlisi her seferinde daha da olgunlaşır ve lezzetlendir.  
Ekşi Maya yapımı için zor derlerdi. Zor değilmiş; sadece 5 gün boyunca sadece az bir sürenizi ona ayırmanız gerekiyormuş. Daha sonra da haftada en az 1 kez ekmek yapmanız lazım veya ben bu hafta ekmek yapmayacağım derseniz onu su ve un ile beslemeniz lazım. Sonuçta oda canlı ama sizin sağlığınıza sağlık katmak için var. Ve bence bu kadar emeği fazlasıyla hak ediyor:
Ekşi maya ile yapacağınız ekmekler sizin hayatınıza hem sağlık, hem de lezzet katacak.

Hadi şimdi  ekşi mayamızı hazırlayalım <devam>




30 Ağustos 2016 Salı

Şekersiz Tatlı - Atom Kurabiyesi

Bu hafta biraz şekersiz tatlılardan devam edeyim dedim:) Sanırım soğuyan hava ile tekrardan tatlı yemek istediği bende başladı. Bir önceki yazımda dediğim gibi, tatlınız şeker ve beyaz unsuz oldu mu o zaman insanın korkacak bir şeyi kalmıyor. Hatta bazen verdiği mutluluk ile de faydasının bile olduğunu düşünüyorum. Bir önce ki yazımda çok olumlu yorumlar geldi, mutlu oldum. Deneyenler olmuş ve çokta beğenmişler. Bugün mutfakta kurabiye yaparken dedim bu haftada bu şekersiz tatlılara yeni bir yazı daha ekleyeyim.

İlk olarak başlamadan önce evde var mı diye bakmanız gerecek malzemeleri yazıyorum;
  • Tam buğday unu, 
  • Yoğurt, 
  • Yumurta, 
  • Kabartma tozu(bunun yerine karbonat öneririm), 
  • Sirke, 
  • Tereyağ, 
  • Zeytinyağ, 
  • Elma, 
  • İncir, 
  • Kayısı, 
  • Tarçın, 
  • Ceviz, 
  • Hurma suyu, 
  • Pekmez


Burada bir içi için hazırlayacağınız malzemeler olacak bir de hamur. İlk hamuru hazırlayın çünkü içini yaparken hamur bekler kabarır.



Hamur Malzemeri;

Bir kabın içine 100 gram Tereyağ ( Benim aldığım organik tereyağ 200 gram bunun yarısını kullanmak bana acıkça biraz fazla geliyor ben 4/1 koyuyorum ama tereyağ lezzet demek, onun için seçimi size  bırakıyorum.)
Çay bardağı zeytinyağı
3 çorba kaşığı yoğurt
1 yumurta sarısı, beyazını sonra üstüne sürmek üzere kenara ayırın.
Sarısını hamura ekleyin.
1 tatlı kaşığı sirke
1 kabartma tozu ( çay kaşığı karbonat kullanabilirsiniz kabartma tozu yerine.)
ve alabildiğince un.

Bütün bunları güzelce karıştırıp hamuru yoğuruyorsunuz. Çok fazla un kullanmayın. çok sert olmasın hamur. Bunu hazırlayıp sıcak bir yere üstünü bezle örtüp koyun. Yaz ayı ise güneşe, kış ise kaloriferin üstüne.

İç Malzemeri;

İki adet elma
2 adet incir
2 adet kayısı
istenildiği kadar ceviz (Cevizi buzdolabı poşetine koyup katı bir cisimle ufak parçalar haline getirin)

Hazırlanışı;

iki tane elmayı güzel bir şekilde rendeleyip tavaya koyun.
1 tatlı kaşığı tarçın ekleyip kısık ateşte 5-6 dk pişirin.
Üstüne 1 çay bardağı (büyük) hurma suyu eklenip pişirmeye devam ediniz. (elma konsantresi de kullanabilirsiniz. Pekmez de dışına olduğu gibi içine de koyabilirsiniz ama pekmez kullanıldığında çok tatlı olmuyor. Eğer fazla tatlı sevmiyorsanız 1 bucuk çay bardağı pekmez de koyabilirsiniz.)
5-7 dk daha güzelce karıştırın. Elmalar güzelce hurma suyunu çekecektir.
 En son altını kapatıp isteğinize göre İncir Kayısı küçük küçük kesip, cevizi ile beraber karıştırın.

Fırın tepsinize yağlı kağıt koyun. Önceden hazırladığınız hamurda ceviz büyüklüğünde bir parça alıp, elinizle düz açıp içine bir kaşık elmalı iç malzemeden ekleyip kapatın. Yuvarlak toplar haline getirip tepsiye koyun. çok küçükte değil, çok büyükte değil. Çok küçük yaptım kuru kuru oluyor, iç az olduğu için de güzel olmuyor. Hepsini yapınca üstlerine yumurta sarısını sürüp 180 derece fırında pişiriyorum. Genelde 20-30 dakika arasında pişiyor ama bu pişme süresi daha öncede yazdığım gibi herkesin fırınına göre değişiyor. Onun için en iyi siz görerek anlayacaksınız. Üzeri hafif pembeleşince alıyorum. Çok kalınca kuru kuru oluyor. Onun için çok fırında tutmamanızı öneririm.

           
         



Bu Kurabiyede en lezzetli yanı hemen fırından çıkar çıkmaz üzerine pekmez dökmeniz. Her bir kurabiye için bir tatlı kaşığı pekmez döküyorum üzerine. Kendi sıcaklığı ile yavaş yavaş emiyor üzerine dökülen pekmezi. Yalnız üzerine yavaş yavaş dökerseniz bir yandan da emer.

Biraz soğuduktan sonra keyifle kurabiyeyi yiyebilirsiniz. Ben özellikle akşamüstünde kahve yanında 1 tane kurabiye keyfi yapmayı çok seviyorum:)
Şimdiden Afiyet olsun.


26 Haziran 2016 Pazar

Şeker olmadanda tatlınız tatlı

Bir süredir yazı yazacak zamanı bulamadım. İlgilenmediğim için değil, işim nedeni ile şehir dışındaydım vede yazacak fırsatı ne yazık ki bulamadım. ama bu gece bilgisayarım başına oturdum ve yarın paylaşmak üzere yazıma başladım.

Aslında yazmak için çok konum var. Özellikle şu aralar bir yandan bitki çayları üzerine araştırma yapıyorum. Yazmak istediğim hangi bitki çayı neye iyi gelir. Mesela benim günlük hayatımda kullandığım 3-4 tane bitki çayım var. Belli aralıklarla bunları içiyorum. Mesala hasta olmak üzereysem içtiğim bitki çaylarım var ve gerçekten bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kendimi kötü mü hissediyorum. İlaç almak yerine bu bitkilerden yardım alıyorum. Ya da kilo için uzun süredir severek kullandığım bir  bitki çayım var. Onun dışında başım ağrıdığı zaman içtiğim var. Uykusuzluk için var. Ama sadece kendi hayatımda kullandıklarım değil. Size yazmadan önce genel bir araştırma yapıyorum çünkü bitki çayları sağlıklı olduğu kadar yanış kullanımıda ciddi sağlığı bozabiliyor. Ki yeşil çay ile kötü bir anım oldu:) Mesela zamanında bilmeden fazla tükettiğim yeşil çayı artık neredeyse hiç içemiyorum. Karaciğer isyan etti sanırım. Ne zaman içsem cildimde kızarıklıklar oluyor. Günde 2 en fazla 3 bardak içmek gereken bitki çayını, ben bilgisayar başında modeleme yaptığım zamanlarda gün boyu tüketmiştim. Sonuç cildimde anlam veremediğim kızarıklar ve geceleyin bir türlü uyuyamam oldu! Sonra biri allahtan bana bunun çok tehlileli oluğunu söylemiştide , sorunun yeşil çaydan olduğunu acı bir şekilde öğrenmiştim:) Onun için uyarıyorum bitki çaylarını en fazla 3 bardak tüketin. En iyisi 1 veya 2 bardak. Bir de aynı bitki çayını çok uzun süre tüketmemek gerekiyor. Ben çok seviyorum her akşam mutlaka içiyorum, onun için bir kaç  çayı belli aralıklarda değiştirerek içiyorum. Bu konuda yazımı yazmak için de sabırsızlanıyorum ama bugün ki yazımın konusu bu değil....

Bugün bir önce ki yazımda bahsettiğim gibi; Şeker kullanmadan tatlı nasıl yapılır? bundan bahsedeceğim. Şekerin zararlarını saymayacağım burada çünkü gerçekten bilmeyen sanırım yoktur. Size önerim evinizde şeker varsa ilk iş onu kaldırmak olsun. Günlük çayınıza da bal en güzeli. Ama daha öncede dediğim gibi glukoz şurubu olan ballar değil. Hakiki bal çok önemi ve bunun içinde ya çok emin olduğunuz köyden geleni alın ya da organik sertifikalı olanı. Tanımadığınız köylerden, tanımadığınız kişilerden gelen bala lütfen güvenmeyin. Mesela hakiki bal kristalleşirmiş. Ben eskiden yanış biliyordum. Kristalleşen bal kötü sanıyordum ama ne yazık ki en büyük bilinen yanışlardan biride buymuş. Bu arada tatlılarına, keklerinize şeker yerine bal, pekmez de koyabilirsiniz. Hem çocuklar içinde çok daha sağlıklı olacaktır. Aslında yapmanız gereken tarifte 2 bardak şeker diyorsa 1 bardak bal, pekmez veya benim en çok kullandığım hurma suyu koymak. Mesela 3 yumurta ve  2 bardak şekeri güzelce çırpın diyorsa tarif, o zaman 3 yumurta ve 1 bardak bal, pekmez, hurma suyundan dilediğiniz bir tanesini koyup çırpmak. Hatta 1 bardaktan biraz daha az bile konulabilir. O sizin damak tadına görede ayarlayacağınız bir durum. Eskiden de bütün tatlılar bu şekilde yapılıyormuş. 

Hurma suyundan bahsetmek istiyorum size. Hurma suyu aktarlarda veya büyük marketlerde bulunuyor. Dilerseniz bunlardan alabilirsiniz. Veya sadece hurma alıp suyunu kendiniz de yapabilirsiniz. Hurmayı alacaksınız, çekirdeklerini çıkaracaksınız. (Bu arada hurma çok yemiyorsanız özellikle belli dönemlerde biz bayanların tatlı krizine bire bir çare olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Canınız tatlı istiyorsa yiyeceğin bir kaç tane hurma bütün krizini geçirmeye yetecek.) Çekirdeklerini ayırdığınız hurmaları bir tavaya koyup, üstüne su ekleyip, kısık ateşte yumuşamasını bekleyin. Su kaynadıktan sonra biraz daha bekleyin, blender geçirin ve tarifte şeker yerine kullanın. Küçük küçük hurmanın taneleri kalıyor. Onlar pişince çok beli bile olmuyor. Özellikle keklerde hiç belli olmuyor. 

Bir de piyasada Ageva diye bir ürün var. Daha önce şeker yerine kullanıyordum ama okuduklarıma göre Ageva bitkisinin bir çeşiti çok faydalıymış ama diğerleri kullanılırsa insan sağlığına çok daha fazla zararları oluyormuş. Onun ayrımını ben yapamadığım için Ageva şurubundan vaz geçtim.

Bir de organikçide elma konsantresi var. Bazen onuda kullanıyorum. Ama favorim Hurma suyu. 

Şimdi size özellikle bu yazın sıcağında severek yediğim muhallebi tarifini vereceğim. Aslında bildiğiniz muhallebiden tek farklı şeker yerine hurma olması, bir de ben çilek ekliyorum en sonunda. Dilerseniz çilek ekleyerek tadına tad katabilirsiniz. 

Çilekli Muhallebi 






Çok kalabalık olmadığımız için ben iki kişinin bir kaç günde tüketeceği miktarda tarif yazacağım.


  • 1 litre süt
  • Yarım su bardağı un( Eğer çok kıvamlı olması sizin için önemli değilse 3 çorba kaşığı da koyabilirsiniz. Un ile aram çok yok, kilo almak istemediğim için 3 kaşık kullanıyorum ben. Bir de tam buğday unu koyuyorum. Ama ben kıvamlı istiyorum derseniz yarım su bardağı buğday unu koyun.)
  • Yarım bardak Hurma suyu
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • Dilediğiniz kadar çilek

Un ve tereyağını hafif kavuruyorum. Un renk değiştirmiyor sadece un kokusu gitsin diye çok hafif. Süt ekliyorum ve yavaş yavaş karıştıra karıştıra kaynatıyorum.
Kaynadıktan sonra yarım bardak hurma suyunu ekliyorum ve karıştırmaya devam ediyorum. Çileklerimi ayıklayıp bir kapta blenderden geçiriyorum. Muhallebi kıvamı aldıktan sonra çilekleri ekliyorum.  (Dilerseniz muhallebiye çilekleri ekleyip onun içinde de blenderden geçirebilirsiniz. Ama o zaman çilek taneleri daha iri kalabiliyor. Fotoğrafta ki muhallebiyi ben bu şekilde yaptım. Eğer kapta blenderden geçirirseniz o zaman daha küçük oluyor çilek taneleri.)
Çileklerde eklendikten sonra sıcakken küçük servis kaplarına alıp, soğuduktan sonra dolaba koyuyorum.
Dilerseniz kaplarınızın en alt kısmına çilek kesip koyarak süsleyebilirsiniz.

Bu arada eğer çilekli istemezseniz. Çilek koymuyorsunuz. kaynadıktan sonra yarım bardak hurma suyu ekliyorsunuz ve karıştırmaya devam ediyorsunuz. Kıvamı olduktan sonra kaplara alıyorsunuz ve soğuduktan sonra dolaba koyuyorsunuz. 

Sağlık ile içiniz rahat ederecek yiyebileceğiniz bir tatlı.İçinde şeker olmadığı için çocuklarınıza güvenle yedirebilirsiniz. Ayrıca rejimde olanlarda ara öğün olarak rahatça tüketebilirler. Çünkü hurma suyu size kilo aldırmayacaktır. Tam tersine vücudunuza ihtiyacı olan enerjiyi verecektir. 

Umarım beğenerek yersiniz ve şeker hayatınızdan tamamen uzaklaşır. Kekler, tatlılar aklınıza gelecek her tarif için hurma suyunu kullanabilirsiniz. Kurabiyede bile çok güzel oluyor. 
Aslında bir sonraki yazımda hurma suyu ile yaptığım kurabiye veya ıslak kekimi yazabilirim. 
Şimdiden afiyet olsun:)
Bir daha ki yazımda görüşmek üzere.

5 Haziran 2016 Pazar

Merhaba

Evet ilk yazımı yazıyorum size.
Aslında blog tutma fikri ilk olarak hiç tanımadığım markette sohbet ettiğim birinden geldi, daha sonra yakın arkadaşlarım da 'bu hayatındaki yaptıklarını bloğa yazsana' diye bana aynı fikir verince, ben de bir ben eksiktim bu dünyada deyip, sonunda kişisel blogumu açtım. Beni tanıyan tanıyor ama internetten yazımı bulup okuyanlar ve 'bu da kim? ' diye düşünenler için; hem kendim, hem de blogumda yazacaklarım hakkında ufak bir özet geçmek istedim.

30 yaşında, sanırım organik hayat ile hafif kafayı bozmuş, spor delisi, hayatı ve yaşamayı çok seven, 'Pollyanna bile benim kadar pozitif midir acaba? '  diye ciddi ciddi düşünen, mutlu olan ama her şekilde mutlu olan biriyim. Bunun yanı sıra İkizler Offroad Takımının co-pilotuyum ki sanırım anlatmayı en çok sevdiğim yanım da bu:) Türkiye Trial Şampiyonasında yarışan ilk ve hala tek kadın yarışçı olma gururunu yaşayan, 2014 Türkiye Co-pilot İkincisi olmanın yanı sıra, katıldığım bir çok yarışta da birinci olmanın mutluluğunu yaşayan, 'Sen kızsın bu kadar zor bir yarışta yarışamazsın' diyen erkekleri takmayıp, yarışıp, başarılı olan bir kadınım. Sadece co-pilot olarak değil pilot olarak da katıldığım yarışta derecem bulunmaktadır. Doğaya olan sevgim offroad ile birleşince çamurdan mutlu olan bir insan oldum:) Ama, organik hayat benim için buradan başlamadı;

2008 yılında 13 yıldır yaptığım spor  olan hentbol'u bırakıp, devamında 14 kilo aldıktan sonra ' Ben ne yapıyorum bu gidiş nereye? ' deyip, daha sonra hayatımdan bütün fast food'u silen, sigarayı bırakır gibi cola'yı bırakıp sonra Eşimin ailesinin organik hayata gecmesi ile kendini bu hayata doğru sürüklenirken bulan ve sonunda bunu yaşam bicimi haline getiren  biriyim. Biliyorum insanlar yüzüme söylemese de bazen bana (aslında bize yani bütün aileye)  'deli' gözü ile bakıyor. Ama organik hayatın içine girdikçe öğreniyorsunuz, öğrendikçe biz ne yiyoruz? Ne içiyoruz? ne sürüyoruz? diyorsunuz ve daha sonra bazı sektörlerin insan sağlığını hiç düşünmediğini; düşünmeye ve görmeye başlıyorsunuz. Öğrendikçe bütün bunlardan uzaklaşmaya ve daha mutlu, sağlıklı bir hayata kavuşuyorsunuz. İşte ben de bu sebepten ötürü, doğal yaşam ve organik beslenme konularında farkındalık yaratma düşüncesi ile yazılar yazmaya karar verdim. 

Yukarıda da yazdığım gibi eşimin ailesi bulaştırdı bu yaşam tarzına beni, Onlar hayatlarında ki kimyasalları çıkarmaya başladıkları zaman, başta 'aman abartıyorlar' diyordum. O kadarcıkla bir şey olmaz diye düşünüyordum. Bizimkiler sağlık nedeni ile bu hayatla tanıştığı için, onlar katı bir şekilde başladı organik yaşama ama ben onları izleyen ve takip eden biriydim. Mesela parfümüm olmadan yaşayamam diyordum. Bu konuda da ciddiydim. Beni yıllardır sürdüğüm ve süreceğim parfümümden hiç bir güç ayıramazdı! Yok kimyasal varmış, yok parfüm kokusu insan sağlığına söyle zararlıymış! Abartmıyorum hiiiiç umrumda değildi.  Ama bedenimin umrundaymış! Acı gerçek ile bir kaç sene sonra karşılaşacaktım. Yok, size öyle uzun uzun, burada 'parfüm şöyle zararlı! , yok ' böyle zararlı ' diye kafanızı şişirmeyeceğim. Ben sadece sağlıklı yaşamaya başladım, organik beslendim, kimyasallardan uzaklaştım, vücudumu temizledikçe parfüm ile yaşayamamaya başladım. Bu duruma direndim, bırakmamak için savaş verdim ama şu anda aşık olduğum parfümümü koklayınca veya sıkınca başıma şiddetli bir ağrı saplanıyor ve kullanamıyorum. Üzülüyor muyum hayır çünkü bana olan zararını anladım. Bazılarınız inanmakta zorlanacak ama tabii ki ter kokmuyorum. Çünkü ter için de organik çözümler var. Mesela her gün koltuk altınıza ter kokmayayım diye sıktığınız deodorantların sizi daha çok göğüs kanserine yaklaştırdığını biliyor muydunuz? Ciddi araştırmaların sonucu bunu gösteriyor. Deodoranta bulunan paraben meme kanserinin en büyük nedenlerinde biriymiş meğerse. Siz terlememek ve kokmamak için sürerken, o sizi hızlı bir şekilde göğüs kanserine sürüklüyor aslında. Bunun başka sağlıklı yolları varken o deodorantları kullanıp kanser riskini artırmaya değer mi? 

Sadece parfüm değil hayatımdan çıkan. Evimde kullandığım temizlik için o deterjanlar, kıyafetler için o çeşit çeşit kullanılan kimyasallar, bulaşık için kullanılan temizlik malzemeleri, bütün bunlar artık hayatımda yok ve inanın evim tertemiz, hem de tam anlamı ile! Bunlar için daha insan sağlığına zarar vermeyecek yollar var. Tabii ki sadece temizlik konusundan bahsetmeyeceğim, aslında blog yazmak istememin nedeni mutfak :) Yani doğal ve sağlıklı beslenme....

Şekeri hayatımdan çıkaralı o kadar uzun zaman oldu ki. Bir de ben! Çayımı 7-8 şeker içerden ben:) Ama şeker o kadar zararlı ki insan için. Eeee ne yapacağız? Mesela özellikle anneler sevebilir bu şeker çözümünü. Şeker yerine mesela  hurma suyu diye bir şey var. Şekerden de çok daha sağlıklı ve çok daha güzel. Tatlı mı istiyorsunuz en güzeli hurma suyu kullanmak. İster hurma suyu diye satın alabilirsiniz, ister hurma suyunu siz de yapabilirsiniz. Veya elma konsantresi var, onu da kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra bal var ama öyle marketten sözde bildiğiniz markaların balından bahsetmiyorum. Balda da o kadar çok kandırmalar varmış ki hakiki bala ulaşmak için verdiğimiz mücadeleyi üreticiler görse, bize acır insan sağlığınla oynamaktan vazgeçerlerdi herhalde. Arı yetiştirmeye kadar gitti bizim bu bal sevdamız ama ilk kovana karınca basması ve eşek arılarının, bizim güzel bal arılarının kovanına saldırması sonucunda bizim arıların kaçması ile son buldu maalesef arıcılık deneyimimiz.  Biz de elimizde ki boş kovanlarla kala kaldık:) Bu konuda ben artık organikten şaşmıyorum. Ürünün üzerinde organik belgesi varsa ve firmaya da güveniyorsam alıyorum. İyi bir bal tatlılarınız için en güzeli olacaktır. Bunun yanında hala uzun yıllardır şeker kulanmasam da yine de çayımı sadece içemiyorum. Kolay değil 7-8 şekerden, şekersiz çay içmeye gelmek. Ama şeker de koymuyorum, çayımı tatlandırmanın en güzel şekilde bal ile tatlandırıyorum.

Bunun dışında 8 yıldır, sağlıklı olarak yaşadığım hayatımın içinde bildiklerimi buradan paylaşmak istiyorum. Hangi bitki çayını ne zaman içiyorum? Hasta olduğumda ne yapıyorum? Bağışıklık sistemimin güçlü olması için nelerden yardım alıyorum. Öksürük için en güzel tedavinin ne olduğunu, antibiyotik yerine ne kullanmak gerektiğini, grip olduğunuzda ilaçsız nasıl geçeceğini. Bütün bunları size anlatmak istiyorum ve tabii ilk denemelerimin komiklikleri de yanında olacak. Belki resimleri de bulurum arşivimden ve yazılarıma eklerim. Ya da  yoğurt, ekmek, peynir tariflerimi. (Bu arada evde yaptığınız ekmeğin tadı hiç bir şey gibi olmuyormuş. Bu arada benim  o kadar vaktim yok demeyin çünkü çok vakte gerçekten gerek yokmuş. Onceden yapıp buzluğa da atabilirsiniz ama en güzeli haftada bir gün ekmek yapmak bence.) Denediğim güzel tatları, mevsim meyvelerini, kullandığım organik ürünleri ve ekim dikim de olduğu için bizim ailede :) Ufak bir tarlamız var ve sonunda kendi sebzelerini yetiştirmekte buldu bizimkiler çözümü :) Dedim size, işin sonu biraz deliliğe gidebiliyor ama seviyoruz. Belki bu şekilde bizim gibi bu hayattan mutlu olacak olanlara buradan yazdığım yazılar ile yardımcı olabilirim. Kendi yaşam tarzımda yaptıklarımı sizle paylaşmaktan mutluluk duyacağım. Umarım sizler de bunu okumaktan mutlu olursunuz ve umarım hayatınızda belki bir şeyleri değiştirmenize ufakta olsa katkım olur. 

Bu hafta içi olaya en güzeli olan mutfaktan başlayıp sizinle diğer yazılarımı buradan paylaşacağım 

Gevher Karacabey